mineraller

n. minerals

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • içme — is. 1) İçmek işi Lokantaya bir iki kadeh rakı içmeye giderdi. A. Ş. Hisar 2) İçinde birtakım mineraller ve tuzlar bulunan, suyu ilaç olarak ve çoğunlukla iç sürdürmek için içilen kaynak, içmeler Birleşik Sözler içme suyu yeme içme …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • inorganik — sf., ği, Fr. inorganique 1) Cansız olan Mineraller inorganik maddelerdir. 2) kim. Organik olmayan, anorganik 3) is., biy. Hücrelerin cansız bölümleri 4) is., tıp Organlardaki bozukluktan ileri gelmeyen hastalık Birleşik Sözler inorganik kimya… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • maden suyu — is. İçinde erimiş mineraller bulunan ve bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan kaynak suyu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • memba suyu — is. İçinde erimiş mineraller bulunan, içme suyu olarak veya tedavi amacıyla kullanılan su Uzun değneklerine dayanmış çobanlar iddia ederler ki memba sularının her biri, bir derde devadır. Y. K. Karaosmanoğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.